mixer
toplam entry: 1541
21.05.2018 21:08
bugün ciddi dolu yağmış olan şehir. haberlerde izledim de yol çökmüş. beni ziyadesiyle üzen ise o çukura bir amarok'un düşmüş olması.
yazık değil mi?
10.04.2018 19:24
Doctor of Philosophy kısaltması olan akademik ünvan.

üniversitede eğer; saçları yaşından önce beyazlamış, omuzları düşmüş, tercihen kamburu çıkmış, anlamsız ve manasız hareketler yapan köle kılıklı 25-30 yaş arası insanlar görürseniz muhtemelen bir doktora öğrencisi ile karşı karşıyasınız. sakin olun ve merhamet edin. ona kahve ısmarlamayın. çünkü kendisinin damarlarında zaten kahve gezmekte. tercihen açık havaya çıkarın ve sağlıklı yiyecekler ısmarlayın.

tabi bu kimse eğer temel bilimlerde ya da tıp, veteriner fakültesindeyse.

işletme, edebiyat filansa yol bile vermeyin.

tşk.
10.04.2018 19:19
tıp fakültesi çıkışlılara verilen ünvandır.
doctor of medicine kısaltmasıdır.
10.04.2018 19:18
şundan bir dört sene sonra olacağımdır. ama md değil arkadaşlar phd.
acil tıbbi vakalarda ilk yardım yapabilir, ambulansı arayabilir halde olabileceğim hiç merak etmeyin.
-tıp doktoru demezseniz böyle olur.
07.04.2018 19:44
bir jülide özçelik şarkısı.

kendimi az ötede kesip geleceğim. jülide hanım o nasıl bir serzeniştir? nasıl bir hesap soruştur. aşıkmışım da sevdiğim adam beni terk etmiş gibi hissediyorum tövbe estağfırla.

- belki buluşuruz değil mi bir deniz kıyısında?

www.youtube.com
07.04.2018 19:34
bir başkent.

aslında kendimi bildim bileli bir şekilde yolum hep ankara'ya düşmüştür. çok ufakken babamın işi dolayısıyla sık sık gidip gelirdik. sonraları ev aldı bizimkiler oradan. dediler ki emekli olunca gidelim oraya yerleşelim. ev var diye biz bir süre daha sürekli ankara'ya gidip geldik. abimin ve benim okullarımız vs. ler hep istanbul olunca da bu sefer dediler ki ne işimiz var ankara'da? hurra orayı satıp iyice istanbul'a yerleştik.
şimdi ankara'ya ancak iş sebebiyle ya da olduğu zaman sempozyum, seminer, eğitim varsa gidiyorum. açıkçası pek de sevmiyorum ben ankara'yı.
en son geçen hafta 3 günlüğüne oradaydım. ankara'dan ziyade kaldığım oteli çok sevdim. gürkent otel. bir daha gidersem yine orada kalırım sahi.
stephen king'in 1408 kitabını ve filmini bilen varsa otelim tam olarak oradaki mevzu bahis otel gibiydi. hem ürkütücü hem çekici.
reklam gibi oldu ama reklam değil cidden. güzeldi güzel.
07.04.2018 19:27
emek hırsızları, minnet duymayanlar.
hemen biraz açıyorum.

başka birinin yaptığı bir işi kendisi yapmış gibi gösterip bunun üzerinden prim yapmaya çalışan insan. hem de bunu alenen yapmaya çalışan. yarınlar yokmuşcasına. tamam kendi fikrinin olmaması zaten senin kaliteni az da olsa ortaya koyuyor ama bunu yapma sevgili insan. bak insan diyorum.

teşekkür edemeyen insanlar sıra size geliyor. teşekkür edin. teşekkür edebilin. tahmin ettiğiniz kadar zor değil. eliniz doluyken size kapıyı açan insana teşekkür edin, yemekhanede yemeğinizi size uzatan görevliye teşekkür edin, edin ya. dilinize yapışmaz.
07.04.2018 19:24
sherlock'un irene adler'lı olan bölümünde bir laf geçiyordu.
kabaca diyordu ki; "duygu yoğunluğu sadece kaybeden tarafta bulunan kimyasal bir kusurdur. aşk tehlikeli bir dezavantaj."

buralar hep hormon arkadaşlar.
07.04.2018 19:23
benim için breaking bad dizisiyle aynı kaderi paylaşmaktadır. "yeaa kesin izle" diyenler olduğu sürece asla izlemeyi düşünmüyorum.
bir de buradaki karakterlerin giyim ve saç modellerini gündelik hayatına entegre edenler varmış. allah akıl fikir versin sizlere de.
sevgiler.
30.03.2018 23:43
bir ankara türküsü.

fakat ben şöyle bir versiyonuna denk geldim, kafam güzel oldu gibi bir ruh hali içindeyim arkadaşlar.
en iyisi uyumak tövbe estağfırla.
negzel olmuş ama helal olsun.

www.youtube.com
son 30 gün içerisindeki bildirimlerinize sağ üstte yer alan bildirim sekmesinden ulaşabilirsiniz.

kitap oku

"falconer hapishanesi"